İçindekiler
Ashurbanipal Kütüphanesi Hakkında Bilgi
1847 yılında Henry Layard’ın yaptığı çalışmalar sonucu ortaya çıkarılmıştır. Kütüphane, Irak’ta bulunan Kuyuncak yakınlarındaki, Asur’un eski başkenti Ninova’da bulunuyordu. Hem edebi hem de idari kayıtlar içeren metinlerin büyük kısmını Asur ve Babil’i yöneten Kral Asurbanipal [MÖ 668-627’de hüküm sürdü] bir araya getirtti.

Bu eşsiz kalıntıda Akad ve Sümer dillerinde yazılmış en az 30.000’e yakın kil tablet ve parşömen bulunmaktadır. Kütüphanedeki en eski Asur belgeleri, Ninova’yı Asur başkenti yapan II. Sargon (MÖ 721-705) ve Sennacherib (MÖ 704-681) dönemlerine aittir. En eski Babil belgeleri ise II. Sargon’un M.Ö. 710’da Babil tahtına çıkmasından sonradır.
Ashurbanipal Kütüphanesi Nasıl Kuruldu
Ashurbanipal, imparatorluk sınırları içindeki çeşitli bölgelere yazıcılar göndererek her türden metnin aslını ya da kopyasını toplamalarını istedi.
Dini, siyasi, tarihi, bilimsel, edebi vb. tüm alanlarda eserlerin mevcut olduğu kütüphanede, yazıcılara yardımcı olması amacıyla Sümerce, Akadça ve başka dillerde de sözlükler vardır. Yaradılış, Gılgamış, Irra ve Anzu gibi geleneksel Mezopotamya destanları da bu kütüphane sayesinde günümüze kadar taşınmıştır.

Ashurbanipal birçok tablet ve parşömen’i yağmalayarak elde etse de hırsızlıktan çok korkardı. Metinlerin üstünde veya altında bulunan ibarede, birinin tabletlerini çalması durumunda tanrının onu “devireceğine” ve “ismini ve tohumunu topraktan sileceğine” dair metin bulunmaktadır. Kütüphane, antik dünyanın en büyük hazinesi olarak kabul edilmektedir. Ashurbanipal Kütüphanesi’nden birçok parçanın bulunduğu British Museum’a göre metinler, Yakın Doğu’daki eski kültürlerin incelemesinde en önemli kaynaktır.
